Englisg
AKADEMİK BAKIŞ Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler Dergisi Yıl:2017  Sayı: 61  Alan: İletişim

Filiz ERDEMİR GÖZE
TELEVİZYONUN TÜRK SİNEMASINDAKİ GENEL GÖRÜNÜMÜ
 
Çağımızın en etkili kitle iletişim aracı olarak kabul edilen televizyon, ilk yayına başladığı günden bugüne toplumun ilgi merkezinde yer almaktadır. Kendisinden sonra yeni kitle iletişim araçları ortaya çıkmasına rağmen, televizyonun önemi hiç azalmamıştır. Aksine beyaz camın aile içindeki “birey” statüsü ve salon/oturma odasındaki hâkimiyeti devam etmektedir. Türkiye’de televizyon yayıncılığının tarihine bakıldığında, bu aracın toplum yaşamında çeşitli değişimlerin yaşanmasına neden olduğu net bir biçimde görülmektedir. Nitekim televizyonlu hayatın başlamasıyla birlikte hem aile içi ilişkilerde hem de komşuluk ilişkilerinde büyük dönüşümler meydana gelmiştir. Toplumda statünün ve zenginliğin bir sembolü olarak da işlev görmüş olan bu teknolojik araç, yayınlarıyla toplumu kısa sürede etkisi altına almış ve ekran karşısındaki izleyicileri bir anlamda kendisine esir etmiştir. Türk toplumunun yaşamında ve belleğinde önemli bir yere sahip olan televizyonun, Türk filmlerinde temsil ediliş biçimlerini ortaya koyabilmek çalışmanın amacıdır. Bu çalışma kapsamında, çeşitli dönemlerde çekilmiş ve televizyonu ele alan “Canım Kardeşim” (1973, Ertem Eğilmez), “Talih Kuşu” (1989, Kartal Tibet), “C Blok” (1994, Zeki Demirkubuz), “Masumiyet” (1997, Zeki Demirkubuz), “Vizontele” (2001, Yılmaz Erdoğan ve Ömer Faruk Sorak) ve “Eve Dönüş” (2006, Ömer Uğur) filmleri incelenmiştir. İnceleme sonrası elde edilen verilerle kategoriler oluşturulmuş ve böylece Türk sinemasında televizyonun nasıl bir imgeyle seyirciye sunulduğu açığa çıkartılmaya çalışılmıştır. Gerçekleştirilen analiz sonrası, Türk filmlerinin televizyonu olumsuz bir imgeyle perdeye yansıttığı ve sistemli bir televizyon eleştirisi sunduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Anahtar Kelimeler: Televizyon, Türk Toplumu, İmge, Türk Sineması, İzleyici.


GENERAL VIEW OF THE TELEVISION IN TURKISH CINEMA
 
Accepted to be the most efficient mass media of our age, television has been at the centre of the attention of the society since its very first broadcast. In spite of the fact that there has been novel mass media after its first appearance, the importance of television has never decreased. On the contrary, tube's status as 'an individual' in the family and its dominance in the living room have been continuing. When TV broadcasting history in Turkey is looked at, it is clearly seen that this medium has caused a variety of changes in society. In fact, there has been great transformations both in family and neighbour relations with the beginning of a life with television. Functioned as a symbol of status and wealth in the society, this technological instrument immediately influenced the society and, in a way, captivated the audience. The purpose of this study is to reveal the presentation forms of the television, which has an important place in the life and memory of the Turkish society, in Turkish movies. In the scope of this study the films “Canım Kardeşim” (1973, Ertem Eğilmez), “Talih Kuşu” (1989, Kartal Tibet), “C Blok” (1994, Zeki Demirkubuz), “Masumiyet” (1997, Zeki Demirkubuz), “Vizontele” (2001, Yılmaz Erdoğan and Ömer Faruk Sorak) and “Eve Dönüş” (2006, Ömer Uğur), which were filmed in different periods and made television their subject, are analysed. Using the data from the analysis, categories are created and hence it is attempted to reveal through what image the television was presented to the audience in Turkish cinema. After the analysis, it is concluded that Turkish movies presented the television with a negative image and exhibited a methodical criticism of the television.

Keywords: Key Words: Television, Turkish Society, Image, Turkish Cinema, Audience.


Detay

İÇERİK