Englisg
AKADEMİK BAKIŞ Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler Dergisi Yıl:2018  Sayı: 66  Alan: Din

Hatice ÇUBUKÇU
İSLAM TASAVVUFUNDA HZ. EBÛ BEKİR'İN YERİ
 
İslam\'ın ilk halifesi Hz. Ebû Bekir, İslam siyasî tarihinde olduğu gibi İslam tasavvuf tarihinde de önemli bir isimdir. Kur\'an\'da \"iki kişiden biri\" olarak anılan Hz. Ebû Bekir sufilere göre fazilet yönünden Hz. Peygamberden sonra ikinci sıradadır. Sufiler onun marifete sahip olduğu için diğer herkesten üstün olduğuna inanırlar. Marifeti tam olduğu için de güçlü bir imana sahiptir ve sıddîk olarak vasıflandırılmıştır. Yine marifeti neticesinde muhabbete erişmiş ve kalbi Allah sevgisiyle dolmuştur. Bu sebepten dünyaya meyletmemiş, tüm malını bağışlamakta tereddüt etmemiştir. Sufiler; îsar, zühd, edeb, verâ gibi hususlarda onu örnek almışlardır. Hicrî altıncı yüzyıldan itibaren tarikatların kurulmasıyla birlikte Hz. Ali ve Hz. Ebû Bekir tarikat silsilelerinin başında yer almıştır. Özellikle Nakşibendî tarikatında ayrı bir önem kazanmış, bu yolun kurucusu kabul edilmiştir. Râbıta, sessiz zikir gibi tarikat eğitim usulleri Hz. Ebû Bekir\'e dayandırılmıştır. Bu da beraberinde uydurma bir takım rivayetlerin Hz. Ebû Bekir\'e isnat edilmesine yol açmıştır. Nakşîliğin Hz. Ebû Bekir\'de ısrar etmesinin en önemli nedeni İslam tasavvufunun şiî etkisinden arındırılmak istenmesidir. Kısmen bunda da muvaffak olunmuş tarikatta aşırı batinî yorumlar yer almamıştır. Hz. Ebû Bekir\'in sahv anlayışı ve halktan ayrışmayan melamî tavrı tarikatın genel karekterini şekillendirmiştir. Söz konusu özelliklerinden dolayı Nakşîbendî tarikatı geniş halk kitlelerinin teveccühüne mazhar olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Ebu Bekir, zühd, isar, zikir, râbıta


THE ROLE OF HZ. ABU BAKR IN ISLAMIC SUFISM
 
Abstract Being the first caliph of Islam, Hz. Abu Bakr is also an important figure in the history of Islamic Sufism as well as political history of Islam. Mentioned as \"the second of two\" in Qur\'an, Hz. Abu Bakr comes second after the Holy Prophet according to the Sufis. The Sufis believe that he is superior to others since he has marifah. Since he had full marifah, he had a strong faith, therefore, he was called \"as-Siddiq\" (faithful). And also, he got fondness of Allah because of his marifah and his heart got filled with the love of Allah. Therefore, he did not have a tendency to wealth and did not hesitate to donate all his goods. Sufis have taken him as an example in issues such as \"îsar\" (altruism), \"zühd\" (asceticism), \"edeb\" (propriety), and \"vera\" (piety). Upon the establishment of orders since the sixth Hijri century, Hz. Ali and Hz. Abu Bakr came forefront of the order chains. He gained a particular importance in the Naqshbandi order, and he was regarded as the founder of this order. Training methods of the orders such as \"rabita\" (spiritual connection) silent zikr (mention) have been based on Hz. Abu Bakr. So, it caused a set of narrations to be attributed to Hz. Abu Bakr. The most important reason why the Naqshism insists on Hz Abu Bakr is the desire to purify the Islamic Sufism from the Shia influence. It was partly succeeded and the anagogical interpretations have not been allowed in the order. Hz. Abu Bakr\'s understanding of \"sahv \"(recover oneself) and his melamî attitude which cannot be separated from the people has formed the general characteristics of the order. Due to its features in question, the Naqshbandi order has won the favour of the large masses.

Keywords: Abu Bakr, asceticism, altruism, mention, rabita


Detay

İÇERİK