TR
User Name
Password
New User | Forgot
ACADEMIC SIGHT International Refereed Online Journal of Social Sciences  Year:  2017  Volume:   64  Area:   

Emre ARSLANTAŞ
Understanding International Relations Between 1960-1980: Inter Paradigm Debate
 
International relations, as a new discipline can be traced back to the 1648 Westphalian Peace Agreement which gained its independence along with World War I. In the first years of the discipline, the theory of idealism which aimed at preventing war became dominant. However, with the beginning of confrontation between nations in the 1930s, Realism came to a more important position. As a matter of fact, the first debate of discipline was experienced among these theories. This debate is also called a constructive debate, which has delineated the boundaries of discipline and gained its independence. This debate has drawn the boundaries of discipline and gained an independent identity. After World War II, Behavioralists has led to the second debate which was a popular methodology in the social sciences. At this point, Idealism and Realism, the sides of the first debate have formed the content of Traditionalists. In this debate, the Behavioralists point out that the methods used in the natural sciences can also apply discipline to international relations, and they have made great efforts in developing methodology. As the second debate came to an end, the importance of scientific work in discipline has increased. In addition, the bipolar system, decolonization, globalization, detente and the establishment of the EU began criticism against Idealism and Realism and the emergence of the actors of the inter-paradigm debate. The discussion between the paradigms essentially separates the International Relations theories into three dominant arrows. Firstly the approach adopted by Michael Banks actually addresses theories of International Relations in the post-Behavioralist revolutionary period. Inter-paradigm debate helps unaccepted research topics to be accepted. In this way it has brought a new variety and excitement to discipline.

Keywords: Paradigm, inter-paradigm debate, Neo-realism, Neo-liberalism, Neo-marxism


1960-1980 YILLARI ARASINDA ULUSLARARASI İLİŞKİLERİ ANLAMAK: PARADİGMALAR ARASI TARTIŞMA
 
Uluslararası ilişkiler; kökleri 1648 Westphalia Barışı’na kadar uzatılabilen, I. Dünya Savaşı ile birlikte bağımsızlığını kazanan yeni bir disiplindir. Disiplinin ilk yıllarında savaşın önlenmesi amacını taşıyan İdealizm teorisi egemen olmuştur. Ancak 1930’lu yıllarda devletler arası çatışmanın baş göstermesiyle birlikte Realizm daha önemli bir konuma gelmiştir. Nitekim disiplinin ilk tartışması bu teoriler arasında yaşanmıştır. Kurucu tartışma olarak da adlandırılan bu tartışma ile birlikte disiplinin sınırları çizilmiş ve bağımsız bir hüviyet kazanmıştır. II. Dünya Savaşı sonrasında Davranışsalcı ekolün sosyal bilimlerde popüler olması ikinci tartışmanın yaşanmasına neden olmuştur. Bu noktada ilk tartışmanın tarafları olan İdealizm ve Realizm Gelenekselciler kanadı oluşturmuştur. Davranışsalcılar bu tartışmada doğa bilimlerinde kullanılan yol ve yöntemlerin Uluslararası İlişkiler disipline de uygulabileceğini iddia ederken metodolojik yönde büyük bir çaba göstermişlerdir. İkinci tartışma sona ererken disiplinde bilimsel çalışmanın önemi artmıştır. Ayrıca iki kutuplu sistem, dekolonizasyon, küreselleşme, detant ve AB’nin kurulması İdealizm ve Realizm’e karşı eleştiriyi başlatmış ve Paradigmalar arası tartışmanın aktörlerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu tartışma özü itibariyle Uluslararası İlişkiler teorileri üç baskın okula ayırmaktadır. İlk olarak Michael Banks tarafından benimsenen yaklaşım aslında Davranışsalcı devrim sonrası dönemin Uluslararası İlişkiler teorilerini ele almaktadır. Paradigmalar arası tartışma disiplinde bulunan fakat önemsenmeyen araştırma konularını kabullenmeye yardımcı olmuştur. Böylece disipline yeni bir çeşitlilik ve heyecan getirmiştir.

Anahtar Kelimeler: Paradigma, Paradigmalar arası Tartışma, Neo-realizm, Neo-liberalizm, Neo-marksizm


Detail

CONTENT